"Eczaneye gelen hastaların önemli bir kısmı kendini gayet iyi hisseder. İlacını alır, birkaç soru sorar ve günlük hayatına devam eder. Ancak bazen sohbet sırasında öyle cümleler duyarız ki, aslında toplum olarak hepatit konusunda hâlâ ne kadar eksik bilgiye sahip olduğumuzu fark ederiz.
'Bende hiçbir şikâyet yok, bana bir şey olmaz.' Oysa hepatit tam da bu yüzden önemli. Çünkü uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir.
Karaciğerimiz, biz farkında olmadan gece gündüz çalışan organlarımızdan biridir.
Yediklerimizi işler, kullandığımız ilaçları metabolize eder, zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Üstelik bütün bunları yaparken çoğu zaman bizden hiçbir şey istemez.
Ta ki bir sorun gelişene kadar… İşte 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü, bize tam da bunu hatırlatıyor: Sessiz ilerleyen hastalıkları fark etmek için bazen şikâyet beklememek gerekir.
İsterseniz kısaca hatırlayalım...
Hepatit nedir? Hepatit, karaciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bunun nedeni her zaman bir virüs olmak zorunda değildir. Bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi ya da bağışıklık sistemi hastalıkları da karaciğeri etkileyebilir. Ancak toplumda en sık konuştuğumuz neden viral hepatitlerdir.
Hepatit A, B, C, D ve E virüslerinin her biri farklı özelliklere sahiptir. Özellikle Hepatit B ve Hepatit C, uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için düzenli kontroller büyük önem taşır.
Hepatit nasıl bulaşır? Bu konuda hâlâ çok sayıda yanlış bilgi var. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; aynı ortamda bulunmakla, tokalaşmakla, sarılmakla ya da aynı tabaktan yemek yemekle Hepatit B veya Hepatit C bulaşmaz.
Bulaşma daha çok enfekte kan ve bazı vücut sıvılarıyla temas sonucu gerçekleşir. Korunmasız cinsel ilişki, steril olmayan dövme veya piercing uygulamaları, ortak enjektör kullanımı ve güvenli olmayan tıbbi girişimler önemli risk faktörleridir. Belirti olmayabilir.
Belki de hepatiti diğer birçok hastalıktan ayıran en önemli özellik budur. Kişi yıllarca kendini tamamen sağlıklı hissedebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet olduğunda değil, risk faktörü bulunan kişilerde koruyucu sağlık yaklaşımıyla gerekli testlerin yapılması önemlidir.
Bazen birkaç tüp kan, yıllar sonra gelişebilecek ciddi bir karaciğer hastalığının önüne geçebilir.
Doğru bilgiye sahip olmak, gereksiz kaygıyı da önler. Korunmak mümkündür.
Hepatit B için elimizde güvenli ve etkili bir aşı var. Çocukluk çağı aşı programları sayesinde önemli başarılar elde edildiğini biliyoruz. Ancak erişkin yaşta olup bağışıklığı bulunmayan kişilerin de gerekli durumlarda aşılanması unutulmamalıdır.
Hepatit C için henüz bir aşı bulunmasa da günümüzde kullanılan tedaviler sayesinde hastaların büyük çoğunluğu başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir.
Koruyucu Sağlık uygulamalarında olduğu gibi bu konuda da biz eczacılar önemli bir noktadayız. Eczanelerin toplumun en kolay ulaşabildiği sağlık danışma noktalarından birisi olması bizlerin bu konudaki önemini artırıyor.
Bazen ilaç kullanımıyla ilgili küçük bir soru, bazen bir aşı hakkında alınan kısa bir bilgi ya da risk faktörleri konusunda yapılan birkaç dakikalık bir sohbet, kişinin doğru zamanda sağlık kuruluşuna başvurmasını sağlayabilir.
Bu nedenle en yakın sağlık danışanınızın eczacınız olduğunu unutmayın ve bizlere soru sormaktan çekinmeyin. Çünkü doğru bilgi, korunmanın ilk adımıdır.
Karaciğerimizi en son ne zaman düşündük? Belki de bugün, bunun için en doğru gün. Unutmayın; erken tanı, doğru bilgi ve korunma alışkanlıkları sayesinde hepatitin yol açabileceği birçok sorunun önüne geçmek mümkündür. Sağlığınızı ertelemeyin, merak ettiklerinizi sağlık profesyonellerine danışın ve gerektiğinde kontrol yaptırmaktan çekinmeyin.