Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) Nedir?

KOAH, zararlı partikül ve gazların (özellikle sigara) havayolları ve akciğerde meydana getirdiği harabiyet sonucundaki değişikliklere bağlı olarak gelişen ilerleyici sistemik bir hastalıktır. KOAH, “Kronik Bronşit” ve “Amfizem” durumlarını içeren genel bir terimdir. Zararlı gazların ve partiküllerin akciğerde yarattığı inflamasyon (hasar) sonucunda, küçük hava yollarında mukus salınımı artmakta, hava yolları daralmakta ve alveoller zarar görmektedir. Tüm bunlar oksijenin vücuda girişini ve karbondioksitin vücuttan uzaklaştırılmasını zorlaştırmaktadır. Genellikle kış aylarında oluşan ve semptomlarda artış ve akciğer fonksiyonlarında azalma ile kendini gösteren hastalığın “alevlenme” tablosu, hastalığın sonuçları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Hastalık genellikle yavaş bir ilerleme gösterir ve bu nedenle KOAH ı olan hastalar erken dönemdeki semptomları genellikle sigara içiminin veya yaşlanmanın doğal sonucu olarak görmekte, ancak semptomlar özellikle nefes darlığı çok belirgin hale gelince, hastalığın ileri evrelerinde doktora başvurmaktadır. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının tanısı riskli bireylerde “nefes ölçüm testi” ile konulmaktadır. KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu ve hekimler tarafından yeterince bilinmeyen, yeterince teşhis edilmeyen ve genellikle yanlış tedavi edilen bir hastalıktır.


Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Sebepleri Nelerdir?


KOAH, genetik duyarlılıkla, çevresel uyaranlara maruziyet arasında karşılıklı etkileşim sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. KOAH gelişimine neden olan sebepler aşağıda belirtilmiştir.


1) Tütün: Aktif sigara içimi hastalığın en önemli nedenidir. Sadece sigara değil, diğer tütün ürünlerinin tüketimi de hastalık gelişimine yol açmaktadır. Pasif içicilik (sigara içen kişinin dumanına maruz kalmak) de bir diğer önemli risk faktörüdür.


2) Hava Kirliliği: Endüstri bölgelerinde yaşayanlarda risk fazladır.

3) Mesleksel Maruziyerler: Endsütriyel gaz, toz ve dumana maruz kalan bireylerde KOAH gelişme riski artmaktadır. Maden işçilerinde, ulaşım sektöründe, inşaat ve boya iş gruplarında, metal işlerinde ve tarımla uğraşanlarda KOAH gelişme riski yüksektir.

4) Sosyoekonomik Şartlar: Hijyenik şartların iyi olmadığı bölgelerde ve evlerde yaşayan bireylerde KOAH gelişim riski artmıştır. Bireylerin eğitim düzeyi de KOAH gelişiminde önem taşımaktadır.

5) Solunum Yolu Enfeksiyonları: Çocukluk döneminde geçirilen solunum sistemi enfeksiyonlarının, erişkinlikte akciğer fonksiyonlarında azalma ve solunumsal semptomlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Enfeksiyonların KOAH alevlenmelerinde rol oynamakla birlikte, hastalık gelişimindeki etkileri net değildir.

6) Genetik Faktörler: Alfa-1 Antitripsin eksikliği genetik bir hastalık olup, enzim eksikliğine bağlı olarak genç yaşlarda amfizem gelişimi ile karakterizedir.

7) Astım/Bronşial Hiperreaktivite: Astım, KOAH gelişimi için bir risk faktörü olabilir, fakat mevcut kanıtlar henüz bu ilişkiyi kesinleştirememiştir.

8) Yaş ve Cinsiyet: Yaş KOAH için bir risk faktörü olmakla birlikte, yaşın yaşam boyu toplam maruziyeti mi yansıttığı, yoksa yaşlanmanın kendisinin mi hastalık gelişimine yol açtığı henüz net değildir. Önceleri erkek cinsiyetinde fazla görülmekte olan hastalığın, son 50 yıldaki sigara içme eğilimindeki değişikliklere bağlı olarak hastalığın sıklığı ve ölüm riski erkeklere göre kadınlarda daha fazla artmıştır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Belirtileri Nelerdir?


KOAH ta semptomlar günden güne değişkenlik gösteren kronik ilerleyici nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır ve gün içinde sıklıkla sabah saatlerinde daha yoğun hissedilmektedir. Bazı bireylerde öksürük ve balgam çıkarma, hava akımı kısıtlanması gelişiminde yıllar önce ortaya çıkabilir. Hışıltılı solunum ve göğüste sıkıntı hissi de günden güne veya gün içerisinde değişkenlik gösteren semptomlardandır. Yorgunluk, kilo kaybı ve iştahsızlık hastalığın ilerleyen dönemlerinde görülebilmektedir. Bu bulguların varlığı hastalığa eşlik edebilecek önemli sorunların (kanser, tüberküloz gibi) varlığına işaret edebilir. Ayrıca depresyon ve/veya anksiete semptomları da hastalığın seyrinde görülebilmektedir. Göğüs ağrısı, kanlı balgam hastalığın seyrinde görülen tipik bulgular olmayıp, mutlaka altta yatan diğer olası nedenlerin (kalp hastalıkları, kanser) araştırılması gerekmektedir.


Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Kullanılan Tedaviler


KOAH’ta tedavinin amacı, hastanın şikayetlerinde rahatlama sağlamak ve yaşam kalitesini yükseltmek, solunum sıkıntısı ataklarını engellemek, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, olası komplikasyonları önlemek ve tedavi etmektir. KOAH tedavisinde ilaçların düzenli ve doğru kullanılması büyük önem taşımaktadır. İlaçlarınızı, kendinizi iyi hissettiğinizde bile doktorunuzun veya eczacınızın belirttiği şekilde kullanmanız önemlidir. İlaçlarınızı düzenli kullandığınızda hastalığı daha iyi yönetebilirsiniz. Şu an kullanılmakta olan tedavi yöntemleri KOAH ı tamamen tedavi edemese de, uygun şekilde kullanıldığında, belirtileri ve hastalığın seyrinde ortaya çıkabilecek olan alevlenmeleri azaltmada etkindir. İlaçların doğru kullanım şekli ile ilgili endişeleriniz varsa doktorunuzla ya da eczacınızla iletişime geçmelisiniz. Kullanılan tedavinin etkin olabilmesi için ilacın doğru kullanımı şarttır. Aşağıda ilaçlarınızın herbiri hakkında bilmeniz gerekenlerin listesi verilmiştir.


- İlaç ne amaçla kullanılmaktadır?

- Nasıl etki etmektedir?

- Ne zaman alınmalıdır?

- Ne kadar süre etkindir?

- Olası yan etkileri nelerdir? Bunları önlemek veya azaltmak için neler yapılabilir?

- Kullanılacak olan ilaç halihazırda kullanılmakta olan diğer ilaçlarla etkileşir mi?

KOAH ta Kullanılan İlaç Tipleri


KOAH tedavisinin birinci kuralı sigara kullanımının kesin olarak bırakılmasıdır. Halihazırda kullanılan tedavi seçenekleri KOAH hastalığını geri döndürememekte sadece var olan hasarı yavaşlatmaktadır. Dolayısıyla sigara kullanımının bırakılması büyük önem arz etmektedir. KOAH ta kullanılabilecek olan ilaç tipleri aşağıda belirtilmiştir.


1) Semptom Giderici İnhaler: Nefes darlığında ani bir artış söz konusu olduğunda kısa etki süresine sahip semptom giderici inhalerler kullanılabilir. Bu ilaçlar havayollarının etrafını saran kasları gevşeterek, havayollarındaki daralmayı azaltırlar. Buna bağlı olarak havanın daha kolay içeri ve dışarı taşınmasını sağlarlar. Etkileri birkaç dakika içinde başlar ve kısa sürede sonlanır. KOAH lı hastalar mutlaka yanlarında olası semptomların kötüleşme ihtimaline karşın semptom giderici inhalerleri bulundurmalıdır.


2) İdame İnhaler Tedavi: Bu ilaçlar da semptom gidericiler gibi havayollarındaki daralmaya azaltarak etki gösterirler. Etkilerinin başlaması semptom gidericilere kıyasla daha geç başlasa da etkileri daha uzun sürmektedir. Semptom giderici inhalerlerin aksine, idame tedavisinde kullanılan inhalerlerin hergün düzenli kullanılması gerekmektedir.


3) Önleyici İnhaler Tedavi: Önleyici inhalerler steroid (kortizon) içermektedir. Bu ilaçlar havayollarının içinde mukus üretimine neden olan iltihaplanmayı azaltarak etki gösterirler. Hastalık seyrinde ortaya çıkabilecek olan alevlenmelerin azaltılmasında etkindir. Tıpkı idame inhalerler gibi düzenli olarak hergün kullanılmaları gerekmektedir. Kortizon içeren inhalerlerin kullanımından sonra mutlaka ağız içi bol su ile çalkalanmalıdır.


4) Kombine İnhale Tedaviler: Bazı inhaler ilaçlar hem idame tedavisinde kullanılan bronkodilatörü (havayollarını genişleten) hem de steroidi içermektedir. Yine bu inhalerlerde de kullanımdan sonra mutlaka ağız suyla çalkalanmalıdır.


5) Mukolitikler (Balgam Söktürücü): Stabil KOAH tedavisinde rutin kullanımı önerilmemekle birlikte, özellikle sık alevlenme geçiren ve kronik bronşit fenotipinde olanlarda kullanılabilir.


KOAH tedavisinde kullanılmakta olan çok sayıda farklı inhaler cihazı bulunmaktadır. Dolayısıyla nasıl kullanılması gerektiğinin öğrenilmesi hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir yere sahiptir. Doğru kullanılmadıkları müddetçe tam anlamıyla faydalı olamamaktadırlar. Dolayısıyla inhalerinizi kullanmadan önce mutlaka kullanım talimatlarını okumanız gerekir. Ayrıca kullanım şeklinizi kontrol etmek amaçlı, solunum cihazınızı kullanırken mutlaka sağlık profesyoneli (doktor, eczacı, hemşire, vb) tarafından gözlenmeniz ilaçtan maksimum fayda elde edilmesini sağlayacaktır.


Solunum Yolu Enfeksiyonlarından Korunmak

KOAHlı hastaların alevlenme ataklarının en önemli nedenlerden biri solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Dolayısıyla KOAH ı bulunan kişiler mutlaka her yıl sonbahar aylarında düzenli olarak grip aşılarını yaptırmalıdır. Ayrıcı doktorunun önerisiyle pnömokok (zatürre) aşılarının da yapılması büyük önem arz etmektedir.


Bunun yanında hastalığınızın seyri hakkında bilgi sahibi olmalı, hangi durumun sizin için normal olduğu konusunda tecrübe sahibi olmalısınız. Olası bir alevlenmeyi telkin edecek bulguların tanınması tablonun daha da kötüleşmesini engellemek amacıyla biran önce tedavinin başlanması için elzemdir. KOAH alevlenme sırasında görülebilecek olan belirtiler aşağıda verilmiştir.


- Normalden daha fazla nefes darlığı hissi

- Öksürme sıklığında artma

- Vücut sıcaklığında artma

- Balgam miktarında ve kıvamında artma

- Balgamda renk değişikliği (sarı, yeşil)

- Kullanılan inhaler doz sıklığında artma

- İştah kaybı

- Normal günlük aktiviteler için daha az enerjik olma hissi


Bu bulguların varlığı KOAH alevlenme tablosunu telkin eder ve mutlaka en kısa sürede doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.


Pulmoner (Akciğer) Rehabilitasyon


KOAH’lı bireylerin zaman içerisinde akciğer fonksiyonları yanında egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi, günlük yaşam aktiviteleri de bozulmaktadır. Ayrıca KOAH’ın neden olduğu sınırlılıklar ilerleyen dönemlerde sosyal izolasyon, bağımsızlık kaybı, anksiyete ve depresyon gibi çeşitli sonuçlara neden olabilir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında akciğer fonksiyonlarını geliştiren farmakolojik tedavilerin egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkileri sınırlı olduğundan bu alanlardaki bozulmaların yönetiminde pulmoner rehabilitasyon önem arz etmektedir. Pulmoner rehabilitasyonda en önemli ve temel bileşen egzersiz eğitimi olmakla birlikte, bireyin gereksinimleri doğrultusunda diğer bileşenler de (hasta ve ailesinin eğitimi, vücut kompozisyonunun değerlendirilmesi gerekli olgularda beslenme desteği, psikososyal destek, nefes darlığı ile baş edebilme yöntemleri, iş-uğraşı tedavisi, enerji koruma yöntemleri, vb.) pulmoner rehabilitasyon programlarında yer almaktadır.


Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran ( CV için tıklayınız )


Uzm. Dr. Cafer Balcı ( CV için tıklayınız )


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi


Geriatri Bilim Dalı


Önceki Yazıları