Kilo Kontrolünde İnsülin Direncini Kırmanın Yolları

İnsülinin görevi nedir?


İnsülin kan şekerimizi düzenleyen bir hormondur. Vücudumuzda hem sürekli düşük düzeyde hem de her yemek sonrası yüksek miktarda salgılanır ve yükselen kan şekerimizi normal düzeylere indirir.


Sağlıklı bireylerde açlık kan şekeri 70mg/dl ile 100 mg /dl arasında değişir. Eğer bir kişinin açlık kan şekeri değerleri bu aralıkta ise kişinin açlık insülin salgısının yeterli olduğunu ve dokuların bu insüline normal yanıt verdiğini gösterir. Pankreas, düşük düzeyde sürekli insülin salgılayarak açlık kan şekerini bu değerlerde tutmaya çalışır. Buna bazal insülin salgısı denir.


İnsülinin bazal görevi dışında bir de yemek sonrası görevi vardır. Yemek sonrası 2.saate bakılan tokluk kan şekeri; sağlıklı bir bireyde 100 mg/dl ile 140 mg/dl arasında değişir. Sağlıklı bir bireyin tokluk kan şekeri 140 mg/dl üstüne çıkmamalıdır. Bunu sağlamak da yine insülinin görevidir. Yani bir kişi ne kadar ağır bir yemek yemiş olsa da eğer insülin salgısı ve dokunun bu insüline yanıtı normal ise 2. Saatte bakılan kan şekeri 140 üzerine asla çıkmaz ve çıkmamalıdır.


Terazinin bir kefesi yediğimiz gıdalar ise diğer kefede bunu dengeleyecek miktarda insülin olmalıdır, bu denge hassas bir terazi gibidir. Bu oldukça hassas dengeyi korumakla görevli vücudumuz, salgılayacağı insülin miktarını, yediğimiz yiyecek miktarına göre ayarlar. Örneğin 4 dilim ekmek yediğimizde salgılanan insülin miktarı, 1 dilim ekmek yediğimizde salgılanan insülin miktarından daha fazladır. Kan şekerinin istenilen aralıkta tutulması ancak bu ince insülin ayarı ile mümkün olur. Vücudumuzda yüklü akıllı teknoloji sayesinde yediğimiz yiyeceğin miktarı ve içeriğine göre insülin miktarı belirlenir ve yeterli miktarda salgılanır.


İnsülin Direnci Nedir ve Ne zaman oluşur?

Aynı kalori miktarında bile gıda guruplarına göre insülin salgısının miktarı değişmektedir. Proteinli gıdalar insülin salınımını daha az uyarırken, karbonhidrat grubu yiyecekler insülin salgısını daha fazla uyarır. İnsülin salgısını en çok uyaran besin grubu işlenmiş tahıl ve şeker grubu besinler, yani basit karbonhidratlardır. Basit karbonhidratlar yani şekerli yiyecekler kan şekerini hızla yükseltir ve vücutta pankreasımızdan yüksek miktarda insülin hormonu salgılanmasına neden olur. Tam tahıl grubu karbonhidratlar ise; kan şekerini basit karbonhidratlara kıyasla daha yavaş yükselterek daha yavaş ve daha az insülin salınımına neden olur. İnsülin, yükselmiş kan şekerini nasıl düşürür dersiniz? Vücuttaki fazla şekerin; kas, karaciğer ve yağ dokuda depolanmasını sağlayarak. Yani gün içerisinde sık sık kan şekerini hızlı yükselten besinleri tercih edersek vücut yağlanmamız artacak demektir.

Basit karbonhidrat ağırlıklı beslenen kişilerde zamanla doku düzeyinde insüline karşı duyarsızlaşma yani insülin direnci gelişir. Peki bu nasıl sonuçlanır? Yükselen kan şekerini normal düzeylere düşürebilmek için normalden daha fazla insülin salgılanması gerekir. Bu kısır döngü sebebiyle vücut yağlanması daha da artar. Göbek yağlanması, karaciğer yağlanması gibi pek çok durum vücutta yüksek düzeyde insülinin göstergesidir. Bu iki durum birbirini şöyle tetikler. İnsülini yüksek kişide; acıkmalar, kan şekerinin düşmesi, yemek sonrası yeniden ve yeniden acıkma hissi oluşur, bu da kişiyi kısır döngüye sokarak aşırı kilo alımı ile sonuçlanır.


Yemeğin ölçüsünü kaçırdığımızda, vücudun karşılayabileceği insülin miktarının üzerine çıkmış oluyoruz. Bir noktada vücudu zorluyoruz ve insülin salgılayan pankreas hücrelerini aşırı yoruyoruz demektir. Vücut bir zaman sonra bu duruma iki şekilde yanıt verebilir. Birincisi vücut yeterli insülini karşılayamaz ve kan şekeri yükselir yani şeker hastalığı baş gösterir. İkinci durum ise, vücut bir şekilde yeterli insülini sağlar ve aşırı glukozu yağ deposu yaparak sorunu çözmeye çalışır bu da obezite ile sonuçlanır. Yani şeker hastası ile obez hastanın metabolik durumu benzerdir, her iki durumda da vücuda aşırı şeker girişi mevcuttur.


İnsülin direnci şeker hastalığının bir önceki aşamasıdır. İnsülin direnci olan kişide yıllar içinde şeker hastalığı gelişir. İnsülin direnci, kişinin açlık kan şekeri ve insülin düzeyi ölçümü ile hesaplanır. İşlenmiş ve rafine ürünlerden yani basit karbonhidratlardan olabildiğince uzak durmak insülin direncini kırmada en önemli adımdır. İnsülin salgısına sebep olan yiyecekleri tüketmezsek zamanla insülin hassasiyeti ve yanıtı geri dönecektir. Bununla birlikte egzersiz yapmak, insülin direncinin kırılmasında diğer önemli basamaktır. Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliği ile kilo kontrolü sağlayarak, insülin direncini büyük oranda durdurabilir ve şeker hastalığının gelişimini önleyebilirsiniz.


Uzm. Dr. Cemile AYDIN

İç Hastalıkları ve Obezite Uzmanı

Instagram : miaclinics


Önceki Yazıları