Hayat Hikayem

Değerli bir genç üyemiz istekte bulunmuştu; -Pged web deki yazınızı okudum, mümkünse bir de hayatınızdan söz edermisiniz diye… Tabi ki benim de hayatımda unutmadığım, unutamadığım, hatta kendime unutma şansı tanımadığım, hayatıma değer katmış, yine çok değerli insanlar vardı. Hayat hikayemi özetlerken kısmen onlardan da söz edeceğim.


02 temmuz 1957de Diyarbakır Dört Ayaklı Minarede doğdum. Çocukluk yıllarımın büyük bölümünde; minaresi gerçekten dört sütun üzerinde inşa edilen bu camiye giderek, annemin neden beni bu caminin minaresinde doğurduğunu düşündüm . Minarenin bayağı yüksek olan kapısına nasıl ulaştığını? Kendi kendime sorup durdum. Daha sonraları aklım erince öğrendim… Annem; Dörtayaklı derken semti kastediyormuş. İlk, orta, lise öğrenimimi Diyarbakır’da gördüm . Altı erkek, bir kız kardeşiz. Sınıfta öğretmenim kaç kardeşsiniz diye sorduğunda her Diyerbekirli gibi kız kardeşi saymadan sayı vermiştim. Öğretmenim;


-Kaçı kız kaçı erkek diyince de…

-E bir de kız var demiştim.


Babam bir metrekarelik tuhafiyeci dükkanıyla ailemizi geçindirmeye çalışıyordu. İlginçtir, bize hiç bir şeyin eksikliğini hissettirmeden büyütmeyi başarmıştı… Daha ilk okul birinci sınıfta ilk resim dersinde çizdiğim orman resmini görünce, öğretmenim benim diğerlerinden çok farklı olduğumu söylemişti. İlk defa bu çocuk büyüyünce ressam olacak lafı ile orada karşılaşmıştım. Dördüncü sınıfta öğretmenim merhume Sn.Nazlı Akbalık, anneler gününde resimlerimi ve minik heykelciklerimi sergilememi, yine aynı sınıfta, sınıf annem, Sn. İnci Dinçerler de Trt Diyarbakır Çocuk Korosunda yer almamı sağlamıştı. Diyebilirim ki hayatımda kendime olan güvenin en yüksek olduğu dönem buydu ve bunu onlara borçluydum.


Orta okul ikinci sınıfta, yine çok sevdiğim Türkçe dersi öğretmenim, okul içinde açılan bir şiir yarışmasına katılmamı sağlamıştı. Bu yarışmada Yalnızlık adlı şiirimle birincilik almamla birlikte, şiir ile olan irtibatım başladı. Bu arada ikinci Ana Jet Üssü Komutanlığının Diyarbakır’da oluşu nedeniyle, bütün Diyarbakırlı çocuklar gibi ben de büyüyünce pilot olma hayalleri kuruyordum. Üs te açılan maket uçak kurslarına katıldıktan sonra, okulun havacılık kolunun değişmez başkanı olmuştum. O sıralar havacılıkla ilgili karikatürler çizmeye başlamıştım ve bunları havacılık kolu panosunda yayınlıyordum. Karikatür konusuyla ilgilenmemde, o zamanlar yeni yayın hayatına giren Gırgır mizah dergisinin büyük rolü olmuştu. Bu sıralar evimizin karşısındaki fotoğrafçı Ahmet Şahin Köse ağabeye yardım ederken fotoğrafçılığın mutfağı ile tanıştım. İlk fotoğraf makinem o zamanların teknoloji harikası, üstten bakmalı Lubitel idi. O zamanlar fotoğrafçılıkla uğraşmak benim gibi bir ortaokul öğrencisi için pahalı bir uğraştı. ( bu işi üniversite sonrasında daha aktif olarak yapmaya başlayabildim.)


Fransızca öğretmenimiz Sn. Ayşe Dicleli’nin dersinden sınıfta kaldığım beklemeli dönemde, enerjimi harcamak için, kendime yeni bir alan buldum… Diyarbakır beden terbiyesi md. bünyesinde faaliyet gösteren, güreş takımına katıldım. Kırk sekiz kiloda girdiğim tüm bölge şampiyonalarında birincilik alınca, Ziya Gökalp Lisesi okul müdürümüz Sn. Ali Dokucu tarafından okul güreş takımına transfer edildim. Lise yıllarımda okul takımının antrenörlüğünü de üstlendim. Sürekli güzel sanatlar akademisinde okuma hayalleri kurarken, rahmetli babamın tercihlerime müdahalesiyle yazdığım, Gazi Ünversitesi Eczacılık Fakültesini kazandım. Dünyam yıkılmıştı. Resimden kopacaktım. Farmakognozi dersinin pratik laboratuarlarında çizdiğim drog resimlerini birer sanat eserine çevirerek bu duygumu tatmin etmeye çalışıyordum. Üniversite yıllarında güreş sporu, yerini folklore bıraktı. Okulun folklor ekibinde çeşitli yörelerin oyunlarını oynadım. Oniki Eylül öncesi olayları ve okula olan isteksizliğim bir araya gelince öğrenim hayatım iki buçuk yıl kadar uzadı.


Eczacılıktan mezun olduğum yıl; eczanesinin tam karşısına onunkinin üç katı büyüklüğünde bir eczane açtığım halde, eczanemin hazırlanışında benden daha çok emek sarf eden, eczacı odası sevgili başkanımız Ecz. Erdal Akçamlı ve Yön. Kurulu Üyeleri tarafından büyük destek gördüm. 1986 yılında İzmir Eczacı Odası tarafından üçüncüsü düzenlenen, geleneksel sanatçı eczacılar gecesine, odamızı temsilen gönderildim. Mesleğimizin duayenlerinden Sn. Ecz. Levent Kamacık ile orada tanıştım. Yeri doldurulamayacak bu yürekli adamı asla unutmadım. İzmir Akm. de bir resim sergisi, bir karikatür sergisi açtım, sanat müziği korosunda yer aldım. 1988 yılında yine değerli meslektaş ağabey ve ablalarımızın teveccühü ile 11. Bölge Diyarbakır Siirt Hakkari Eczacılar odası başkanlığına seçildim. Bir kaç kez TEB büyük kongre delegeliğine seçildim. Kendi sınıfımın mezuniyet yıllığı dahil çok sayıda mezuniyet yıllıklarına karikatürler çizerek katkı sundum. TEB ve eczacı odamızın bültenlerinde, bazı ilaç firmalarının dergilerinde, mahalli tv ve gazetelerde, trt radyo ve televizyonlarında mesleki ve Diyarbakır’ın sosyo kültürel yaşamını konu alan söyleşi, yazı, resim, fotoğraf ve karikatürlerim yayınlandı. Üç kez Diyarbakır efsaneleri konulu resim ve öykü sergisi açtım. İki kez Tillo (Siirt’in Aydınlar ilçesi) ya ait fotoğraf sergisi açtım. Katıldığım az sayıda yarışmalarda muhtelif ödüller aldım.


Şehrimizdeki iki ayrı musiki cemiyetine üye olarak, mahalli müziğimize, turizm ve tanıtma derneğine üye olarak da şehrimizin doğru tanınması için hizmet vermeye çalıştım. Aynı zamanda kurucu üyelerinden olduğum Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneğimizin çalışmalarından etkilenerek Diyarbakır Eczacı Odamızın yönetim kurulunun da teveccühü ile Diyarbakır eczacı odası bünyesinde, ilaç dışı kategori komisyonu kurarak başkanlığına getirildim. Bu komisyona bağlı olarak dermakozmetik, fitoterapi, medikal, ortopedi, ıtriyat, besin destekleri ve sosyal aktivite alt komisyonları kurarak, bu konularda eczacılarımıza eğitimler ve geziler düzenledik.

Yine değerli dostlarımızın teveccühü ile; ivek vakfı mütevelli heyeti, yönetim kurulu üyeliği ve eczacılar komisyonu başkanlığı görevini yürütmeye gayret etmekteyim. Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği denetleme kurulu başkanlığını yapmaktayım. Hali hazırda benzer bir tempo ile İstanbul Yusufpaşada serbest eczacılık yapmaya devam etmekteyim. Diyarbakır temalı şiirlerimi ve fotoğraflarımı içeren ‘’ şehir çocuğu’’ adlı şiir kitabımı yayınlamış bulunmaktayım.


Bazı çalışmalarımdan örnekleri eklediğim hayatımdan parçaları aktarırken satırlarımda adına yer verdiğim ve veremediğim, hayatıma ve yüreğime dokunmuş tüm güzel insanları, rahmet ve minnetle anıyorum, arıyorum.


Ecz. İbrahim yavuz