ECZACILARA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR...

Ülkemiz coğrafyasıyla bambaşka bir ülke olarak tanımlanır.


Çünkü; Avrupa ve Asya arasında bir köprü, bir göç yolu oluşu ve farklı iklim karakteristiklerine sahip olması “bitki çeşitliliğini ve tür zenginliğini” artırmıştır.


Bu zengin bitki çeşitliliği Eczacılık Açısından da Türkiye’nin değerini çok yükseltmiştir.


Araştırma verilerine göre ülkemizde yaklaşık olarak 3.700’ü endemik olan 12000’in üzerinde bitki türü bulunmaktadır. Bu türlerin yaklaşık 1000 tanesi ilaç ve baharat amaçlı kullanılmaktadır. Tüm Avrupa’da endemik bitki türlerinin sayısının 2.750 olduğu düşünülürse endemik zenginlik oranın ne kadar yüksek olduğu daha iyi anlaşılabilir.


Bu bitkilerin tüketim alanı çok geniştir. En önemli kullanım alanları ise ilaç, parfüm, kozmetik, diş macunu, sabun, şeker, meşrubat sanayi olup, ayrıca baharat olarak tüketilmektedir.

Birleşmiş Milletler, Gıda ve Tarım Örgütü Biyoçeşitlilik El Kitabı’nda tıbbi ve aromatik bitkileri, hastalıkları önlemek, sağlığı korumak ve rahatsızlıkları tedavi etmek amacıyla insanlara ilaç sağlayan bitkiler olarak tanımlamıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre, hastalıklardan korunmak ve tedavi amacıyla, bitkisel drogları olduğu gibi veya bitkisel karışımlar halinde, etkili kısım olarak taşıyan bitmiş, etiketlenmiş ürünler veya müstahzarlar “bitkisel ilaç” olarak adlandırılmaktadır

İnsanlara ilaç sağlayan tıbbi ve aromatik bitkiler bakımından çok zengin bir ülkede yaşıyoruz. İlaçların temelini oluşturan bu zenginliği araştırmanın, yeni buluşlar yapmanın, mevcut durumu geliştirmenin tam da merkezindeyiz…

Bu durum sektörümüzün içerisinde bulunan akademisyeninden öğrencisine, eczacısından doktoruna kadar hem sorumluluk hem de büyük bir görev veriyor.

Yaklaşık on iki bin bitkinin bin tanesi ilaç vb. kullanılıyor. On bir bin potansiyel bitkisel ilaç bizleri bekliyor…

Yani biz eczacılara çok iş düşüyor…

Ecz. Armağan ENER
Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Önceki Yazıları