Eczacı ve Aşı Neden Olmasın?

Aşı dediğimizde bir eczacının aklına birçok şey gelir. İlk gelenlerden birisi de aşı yapmanın eczanede yasak olduğudur. Hep sorulur ancak enjeksiyon ve aşı yapılamaz. Eczanede aşı yapılması, enjeksiyon, kulak delme, pansuman, şeker ölçümü gibi hizmetler verilmesi yasaktır.


Grip sezonunda risk gruplarının aşı olması, bu kişilerin sağlığı için ciddi önem taşır. Özellikle 65 yaş üzeri kişilerin, kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunanların, 18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanlrın ve hamilelerin, bakımevinde veya toplu yaşam alanlarında yaşayanların, ilaç kullanan şeker hastalarının, böbrek yetmezliği olan kişilerin, bağışıklık sistemlerini zayıflatacak bir hastalığı olanlar ya da ameliyat olanların (Kanser, HIV enfeksiyonu veya uzun bir süre steroid tabletler kullananlar gibi), sağlık çalışanlarının grip aşısı olmaları TEB tarafından tavsiye edilmektedir. Bu gruplardaki kişilerin bilinçlendirilmesi ve sistematik bir şekilde aşı hizmetine ulaşımlarının sağlanması gerekmektedir. Ancak Türkiye’de bu konuda ciddi bir eksiliğimiz olduğu istatistiklerle ortaya çıkmaktadır. Örneğin, Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun sadece %9’u grip aşısı yaptırmaktadır.


İrlanda, Birleşik Krallık ve Portekiz gibi eczacıların eczanelerde aşı yapma hakkına sahip olduğu ülkelerde, 65 yaş üstü nüfus için bu istatistik %75’e ulaşabiliyor. (OECD)


Grip vakaları Türkiye’de her geçen yıl daha yaygın görülmeye ve daha ağır seyretmeye başlamıştır. Ekonomik yönden bakılırsa, her grip hastası önüne geçilebilecek bir ilaç kullanımının dışında, hasta yatarak kaybedilen iş günü olarak da değer kaybı yaratmaktadır. Gribin bulaşıcı bir hastalık olduğunu düşünürsek yapılan her aşının değeri ve halk sağlığına etkisi katlanarak artmaktadır.


Aşılanmanın yaygınlaştırılmasında görev alabilecek en önemli halkalardan birisi eczaneler ve eczacılardır.


Kanada’da grip sezonunda yapılan bir çalışma ise bunu net olarak ortaya koymuştur. 2498 kişi eczanede grip aşısı olmuş ve %86’sı eczacının bu hizmetinden memnun kaldığını belirtmiştir. Bu kişilerden %28’i ise eğer eczanede aşı olamasaydı hiç aşı olmayacağını belirtmiştir. Yani bir anlamda aşı yaptırmasının tek sebebi bu hizmete eczanede ulaşabilmesidir. Böylece eczacının aşı yapabilmesinin, aşılanmanın yaygınlaştırılmasına katkısı ispatlanmıştır diyebiliriz. (Community pharmacist–administered influenza immunization improves patient access to vaccination, John Papastergiou, BSc, BScPhm, Chris Folkins, BScPhm, PhD ve arkadaşları, 2014)


Yapılacak entegre eğitimlerle Türkiye eczacılarının eczanede aşı yapmaları hem eczacılık mesleğine hem halk sağlığına önemli katkılar yapacaktır.


Geleceğin genç eczacıları olarak, bu konu ile ilgili gerekli kamuoyunun oluşturulmasını ve gerekli düzenlemelerin yakın gelecekte yapılmasını umuyoruz. Yeni uygulamaların ve yeni teknolojilerin yardımıyla hedef kitlelere risk gruplarına en verimli şekilde ulaşmaya ve bir şeyleri değiştirmek için çalışmaya hazır bekliyor olacağız.