Atropin Sülfat Damlası

Değerli Meslektaşlarım bilindiği üzere oftalmolojide Atropin, midriyatik ve sikloplejik tesirinden dolayı göz damlası olarak kullanılmaktadır. Bu hafta ‘’Alman Standart Formüleri’’ nde yer alan (NRF 15.2.) bu formülü beraber inceleyeceğiz.


Atropin göz damlası göze 1-2 damla damlatıldığında kornea üzerinde ince bir film tabakası halinde yayılır. Osmotik basıncı ön kamara sıvısına eşit olduğundan etken madde kolayca yayılarak pupilla sfinkterinde felç meydana getirmek suretiyle uzun süren midriyasis ve siklopleji meydana getirir.


Midriyasis normal gözde 10'uncu dakikada başlar ve 30 dakikada maksimal seviyeye ulaşır, bu durum takriben 2 gün devam ederek yavaş yavaş kaybolur. pH'sının normal sınırlarda olması nedeniyle göz tarafından iyi tolere edilir. İris sfinkteri ve siliyer kas dokularının uzun zaman dinlendirilmesinin düşünüldüğü hallerde, iritis, keratisis gibi gözün enflamatuar halleri ile katarakt ameliyatlarından sonra iritise engel olmak ve göz tansiyonunu kontrol altına almada, kornea yırtılmaları ve yanmalarında, oftalmolojik muayeneye gözü hazırlamak amacıyla profilaktik ve terapötik olarak kullanılır. Çocuklarda uzun süre kullanılması neticesinde Atropin'e aşırı duyarlılık cevabı meydana gelebilir. Ayrıca çocuklarda mevcut beyin hasarı, down sendromu, mongolizm, spastik paralizi hallerinde dikkatle kullanılmalıdır. Glokomda kontrendikedir. Oftalmik Atropin'in sistemik absorbsiyonu mümkün olabileceğinden preparatın hamilelerde kullanımı fayda-zarar oranı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Atropin anne sütüne az miktarda geçebileceğinden, Atrosol kullanan annelerin emzirdiği çocuklarda nabız hızlanması, ateş ve deride kuruluk gibi istenmeyen etkiler görülebilir, bu yüzden emziren kadınlarda kullanımı fayda-zarar oranı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Bebekler ve küçük çocukların Atropin'e karşı fazlaca duyarlı olduklarırapor edilmektedir. Ayrıca spastik paralizi veya beyin hasarı mevcut çocuklarda preparat büyük dikkatle kullanılmalıdır. Yüzde, deride kızarma, ateş, ağızda kuruma, halsizlik, dalgınlık, kalp atışında hızlanma görülebilir. Doktor tavsiyesi ve vakaların durumuna göre doz ayarlanır, genellikle subakut ve kronik vakalarda günde 1-2 damla damlatılır. Damlalar gözün iç kirişine damlatılmalı, damlatıldıktan sonra göz 1-2 dakika kapalı tutulmalıdır.


Aşağıdaki uyarılara dikkat edildiği takdirde göz damlasının sterilitesi ve terapötik aktivitesi uzun zaman muhafaza edilmiş olur:


Preparatın kullanımından evvel ellerinizi yıkayınız.


Damlalık ucuna dokunulmamalıdır, damlalık göze değdirilmemelidir.


İlaç kullanılmaya başlandıktan sonra en fazla 15 gün içerisinde tüketilmelidir. Bu süre içinde ilaç bitmemişse dökülmelidir.


Formül:


Rp. 0,5 % 1 % 2 %

Atropinsulfat (Monohydrat) 0,050 g 0,100 g 0,200 g

Borsäure (Borik asit) 0,175 g 0,161 g 0,136 g

Hydrocortison 0,200 g

Thiomersal stok çözeltisi 1,0 g 1,0 g 1,0 g

Enjeksiyonluk su ad. 10,0 g ad. 10,0 g ad. 10,0 g


Formülde Yer Alan Maddeler


Atropin sülfat-1-su- Atropinsulfat [ASK; Ph.Eur.]- Atropine sulfate [USP]- Sulfate d'atropine [FP]:


Atropin sülfat renksiz, kokusuz kristaller veya beyaz kristalize bir tozdur. Kuru havada çiçeklenir. İngiliz Farmakopesi (BP)'ye göre çözünürlükleri: Suda çok çözünür; alkol ve gliserolde serbestçe çözünür; pratik olarak kloroform ve eterde çözünmez. Amerikan Farmakopesi (USP)'ye göre çözünürlükleri: Suda 1:0.5, kaynar suda 1:2.5, alkolde 1:5 ve gliserolde 1:2.5 oranında çözünür. BP %2'lik sulu çözeltisinin pH'sını 4.5-6.2 olarak bildirmiştir. BP'ye göre enjektabl çözeltisinin pH'sı 2.8-4.5 arasında olmalıdır. USP'ye göre enjektabl çözeltisinin pH'sı 3.0-6.5 ve oftalmik çözeltisinin pH'sı 3.5-6.0 arasında olmalıdır.


Atropin, güzel avratotu (Atropa belladonnae)'dan ekstre edilen antimuskarinik etkili doğal bir tersiyer amindir. Göz muayenesinde midriyazis oluşturmak için de kullanılır. Atropinin temel klinik etkileri şunlardır: Tükürük, bronş ve ter salgısında azalma; gözde midriyazis ve siklopleji (akomodasyon felci); kalp atım hızında değişiklikler (ufak dozlarda bradikardi; 0.5 mg ve daha yukarı dozlarda M2-tipi muskarinik reseptörlerin blokajı sonucu inhibitör vagal tonusun artmasına bağlı taşikardi); mesanenin detrusor (çeper) düz kasında gevşeme ve trigon bölgesindeki düzkas tonusunda artma; gastrointestinal düz kasın motor etkinliği üzerinde parasempatik sinir stimülasyonunun neden olduğu artırıcı etkinin kısmen inhibisyonu ve spontan peristaltik hareketlerin sıklığı ve amlitüdü ile çeper kaslarının tonusunda azalma (antispazmodik etki ve bağırsak içeriğinin geçiş süresindeki uzamaya bağlı konstipasyon). Atropin yüksek dozlarda otonomik gangliyonlardaki nikotinik reseptörleri etkileyerek yerinde duramama hali, halüsinasyonlar, oriyantasyon bozukluğu ve/veya deliryum meydana getirir. Skopolamin'den farklı olarak, atropin mutad terapötik dozlarda SSS depresyonuna (uyku hali, öfori, amnezi, yorgunluk, REM uykusunda azalma) neden olmaz. Atropin'in antimuskarinik etkinliği kalp, bronşlar ve gastrointestinal düz kaslarda daha fazla, buna karşın iris, siliyer kas, tükrük, ter ve bronş bezlerinde daha zayıftır.


Asit borik- Acide borique [DCF; FP]- Acido borico [FU]- Boric acid [BP; INCI; NF; P.Cx.79]:


Borik asit kokusuz beyaz kristaller veya parlak pulcuklar halinde ya da elle dokunulduğunda kayganımsı bir his veren beyaz kristalize bir toz halinde bulunur. 100°C'de ısıtıldığında su kaybeder ve yavaşça metaborik asit (HBO2)'e dönüşür. 140°C'de ısıtıldığında tetraborik asit (H2B4O7)'e ve daha yüksek sıcaklıklarda ısıtıldığında ise boron trioksit (B2O3)'e dönüşür. Suda 1:20, kaynar suda 1:3.6, alkolde 1:16, kaynar alkolde 1:6 ve gliserinde 1:4 (%85) oranında çözünür. Borik asit gliserin ile tek başına olduğundan daha asidik bir kompleks meydana getirir. Karbon dioksitsiz sudaki %3.3'lük çözeltisinin pH'sı 3.8-4.8 arasındadır. Sulu çözeltileri sıkıca kapatılmış kaplarda saklanmalıdır.


Topikal olarak uygulandığında bu çözeltilerin, yağlı baz içeren (krem/pomad) formlara kıyasla daha büyük bakteriyostatik aktiviteye sahip olduğu bilinmektedir.


Borik asit zayıf bakteriyostatik ve fungustatik etkili bir ilaçtır. Topikal olarak kullanılır. Oftalmik preparatları gözdeki iritasyon ve enflamasyonun tedavisinde kullanılır. Topikal preparatları tahriş olmuş cildin rahatlatılması, cilt zedelenmeleri, yanıklar ve ciltteki diğer iritasyon olgularında yararlı olur. Candida glabrata ve diğer albicans olmayan türlerin neden olduğu vajinal kandidiyazis çoğu zaman topikal borik asit tedavisine olumlu yanıt verir. Özellikle ciltte zedelenme olduğunda topikal olarak uygulanan borik asit preparatları sistemik toksisiteye neden olabilir. Günümüzdeki kullanımı daha etkili ve daha az toksik ilaçların bulunması nedeniyle eski önemini kaybetmiştir. Göz damlalarında çoğu zaman boraks ile tamponlayıcı ve antimikrobik etkisi için kullanılır. DİKKAT! Gerek borik asit gerekse boraks sistemik etki için (dahilen) kullanılmazlar.


DİKKAT! Eczacıların hastalara toz borik asit vermemeleri önerilir. Toz halde %5'ten fazla borik asit içeren preparatlar toksisite riski nedeniyle zedelenerek derisi sıyrılmış veya akıntılı cilt yüzeylerine uygulanmamalıdır. Borik asitli preparatlar bebekler ve küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.


Borik asit fungustatik ve bakteriyostatik özellikleri olan zayıf bir topikal anti-enfektif ajandır. Borik asitin antibakteriyel ve antifungal etkilerinin kesin mekanizması bilinmemektedir. Borik asit stafilokok ve streptokoklara karşı yavaş bakteriyostatik etki gösterir. Vajinadaki etkisinin vajina pH'sını artırmasına bağlı olduğu düşünülmektedir. Vajina pH'sının artma mantar hücresinin duvarından penetrasyonu artırır ve hücre duvarının yapısının bozulmasına neden olur.


İnflamasyonlu gözde hafif etkili bir antiseptik olarak uygulanan borik asit (ör. çözelti veya pomat şeklinde) hafif asidik özellik gösterir ve sıklıkla antiseptik etkisi için kullanılır. Bakteri hücre duvarı proteinlerinin koagülasyonuna yol açarak hücre membranının geçirgenliğini bozar. %5'lik sulu çözeltileri fagositik etki gösterirken, %2-4'lik çözeltisi bakterilerin çoğalma ve gelişmesini önler.


Borik asit oral yoldan kaza ile alındığında akut zehirlenmeye neden olur. Bulantı, diyare, abdominal ağrı, cilt ve mukoza membranlarında eritemli döküntü ve deskuamasyon görülebilir. SSS'de stimülasyon veya depresyon ortaya çıkar. Konvülziyonlar ve hiperpireksi görülebilir. Böbreklerde tübüler nekroz yapabilir. Ölüm 3-5 gün içinde dolaşım kollapsı ve şoka bağlı olarak ortaya çıkar. Tekrarlanan kullanımda, vücuttan atılımının yavaş olması nedeniyle kümülatif olarak birikirek kronik toksisiteye neden olabilir. Kronik zehirlenme belirtileri anoreksi, gastrointestinal rahatsızlıklar, debilite, konfüzyon, dermatit, menstrüel bozukluklar, anemi, konvülziyonlar ve alopesidir. Özellikle küçük çocuklarda borik asit çözeltilerinin kazayla içilmesi veya zedelenmiş geniş cilt bölgelerine uygulanmaya bağlı olarak ölüm olguları bildirilmiştir. Bu nedenle borik asitli preparatlar bebekler ve küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. Borik asit'in talkta %5 ve oral hijyen için kullanılan müstahzarlarda %0.5'ten yüksek konsantrasyonda bulunmaması önerilir. Borik asit içeren talk pudraları 3 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Borik asit içeren preparatlar zedelenmiş veya sıyrılmış geniş geniş cilt bölgelerine uygulanmamalıdır. Vücut boşluklarının borik asit içeren preparatlarla yıkanması toksisite riski nedeniyle artık önerilmemektedir. Borik asit ve boraks inhale edildiğinde pulmoner iritasyon yapan maddelerdir. Zehirlenme tedavisi semptomatiktir.


Borik asit gastrointestinal kanaldan (kaza sonucu alındığında), zarar görmüş ciltten, yaralardan ve mukoza membranlarından absorbe olur. Sağlam cilt üzerine topikal olarak uygulandığında hemen absorbe olmaz. Absorbe olan miktarının yaklaşık %50'si idrarla 12 saat içinde atılırken, geri kalan bölümü de 5-7 gün içinde atılır.


Timerosal- Tiyomersal- Mercurothiolate sodique [DCF; FP]- Tiomersal [INN; DCIT]- Mercurothiolate:


Timerosal açık krem renkli karakteristik kokulu kristal yapıda bir tozdur. Suda 1:1 ve alkolde 1:12 oranında çözünür; pratik olarak eterde çözünmez. %1'lik çözeltisinin pH'sı 6-8'dir. Amerikan Farmakopesi (USP)'ye göre Timerosal Tentür (USP 23), Timerosal Topikal Aerosol (USP 23) ve Timerosal Topika l Solüsyon (USP 23) 40°C'ı aşmayan temperatürde saklanmalıdır. Timerosal Topikal Solüsyon (USP 23)'ü n pH'sı 9.6-10.2 arasındadır. Ağır metaller, sülfidler, potasyum permanganat ve iyotla geçimsizdir. Timerosal çözeltilerinde eser miktarda da olsa demir iyonlarının varlığı ilacın oksidasyonunu çok büyük ölçüde artırır. Timerosal hafif asit çözeltilerde çökelti oluşturabilir.


Timerosal topikal antiseptik olarak kullanılan organik yapılı bir cıva bileşiğidir. Bakteriyostatik ve fungustatik etki gösterir. Cerrahi öncesi veya ilk yardımda cilt antisepsisi için kullanılır. Topikal olarak %0.1 konsantrasyonda kullanılır. Farmasötik ve biyolojik preparatlarda %0.01 ile 0.02 konsantrasyonda koruyucu olarak kullanılır. Yumuşak kontakt lenslerin bakımı için kullanılan preparatların bileşimine de girer. İçerdiği cıvaya bağlı olarak sık ve uzun süreli olarak geniş cilt yüzeylerine uygulanması ciddi cıva zehirlenmesine neden olabilir.


Not: Formülde aşağıda yer alan stok çözeltisi kullanılmıştır.


Thiomersal stok çözeltisi 0,02 % (NRF S.4.)


Thiomersal 0,020 g

Enjeksiyonluk su ad. 100,0 g


Apirojen distile su- Bidistile su- Wasser für Injektionszwecke [ASK; Ph.Eur.]- Water for injections [BP; USAN; USP]:


Enjeksiyonluk su pirojen içermeyen berrak ve renksiz bir sıvıdır, belirli bir tadı yoktur. Amerikan Farmakopesi (USP XXII)'de distilasyon ya da ters osmoz yöntemleriyle elde edilen saflaştırılmış su olarak tanımlanır. İlave maddeler içermez. İngiliz Farmakopesi (BP 1993) ve Avrupa Farmakopesi (PhEur 1990)'da "Water for Injections" başlığı altında yer alır ve iki kısımdan oluşur. Bunlar, parenteral formülasyonların hazırlanmasında kullanılan "Water for Injections in Bulk" ve parenteral uygulama öncesi preparatları ya da maddeleri çözmek ya da seyreltmek maksadıyla kullanılan "Sterilised Water for Injections (Steril Enjeksiyonluk Su)"dur.


Formülün hazırlanması:


Steril, izotonik ve izohidrik özellikte hazırlanmalıdır. Ayrı ayrı tartılan maddeler hesaplı miktar Enjeksiyonluk su içerisinde çözündürülürek en son Thiomersal stok çözeltisi ilave edilir. Preparatı hazırlar iken sterilizasyon şartlarına uyulmalıdır. Eczane ve hastane laboratuvarında hazırlanan formüllerde, muhakkak enjeksiyonluk su kullanılmalı ve steril olarak membran filtreden veya membran filtreli bir enjektörden daha önce sterilize edilmiş bir şişeye süzülmelidir.


İyi bir hafta dileğiyle…


Kaynak:


1-Standardisierte Rezepturen, 2017


2- RxMediaPharma®2017 İnteraktif İlaç Bilgi Kaynağı.